23 Ekim 2014 Perşembe

Metin Feyzioğlu'nun Dedesi de

Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu, 28 Şubat darbecilerinin yargılandığı gün yaptığı açıklamada demokrasinin sadece sandıktan ibaret olmadığını, çağdaş demokrasilerin çoğulcu olduğunu söylemişti. Bu sözlerin sahibinin dedesinin de sandığı sevmediğini, siyasetteki 'başarı'larını nasıl elde ettiğini Ahmet Kekeç yazmış:

04 Eylül 2013 Çarşamba 09:32
Metin Feyzioğlu'nun Dedesi de
Bunun dedesi de sandık sevmezdi  

Başlıktaki
“bu” ifadesi için peşinen özür diliyorum. Tahfif peşinde değilim. Upuzun ismi başlığa sığdıramadığım için... Prof. Metin Feyzioğlu Bey’den söz ediyorum.

Kendisi, değerli bir akademisyen, kıymetli bir “savunma elemanı”dır. Bir Avukat’tır yani...

İyi bir avukat olduğu söyleniyor.

Feyzioğlu’yla ilk ne zaman teşerrüf ettik?

Galiba Ergenekon soruşturması başlayınca... O dönemde, sık sık ekranlara çıktı (bir üniversitede öğretim üyesiydi galiba, belki hâlâ öyledir) ve Ergenekon soruşturmasını eleştirdi.

Öğrencilerinden de bol alkış aldı.

Benim dikkatimi, daha çok, diyaloga açık bir görüntü vermesi, yumuşak üslubu ve müsamahakâr tavrı çekmişti; “Benzerlerinden farklı bir Kemalist” diye düşünüyordum; “konuşulabilir biri” gibi geliyordu bana.

Değilmiş.

Metin Bey, siyasetin dili sertleştikçe (Barolar Birliği’ne de başkan olunca) içindeki canavarı çıkardı; katı, sert, tahammülsüz ve kıyıcı bir adam olup çıktı.

Sonradan bir hususiyetini daha öğrendik:

Merhum Prof. Turhan Feyzioğlu’nun torunuymuş.

Hemen “Turhan Feyzioğlu kim?” diye bakalım.

Dede Feyzioğlu, CHP’nin mutemet adamlarından biriydi. Gençti. İstikbali parlaktı. Parmakla gösteriliyordu. Kemal Satır ve Kasım Gülek’le de yarış halindeydi. Paşa’nın koltuğuna yakışacak isimler arasında gösteriliyordu.

Sonra bir şey oldu.

İsmet Paşa, “Madem Türkiye İşçi Partisi bu kadar teveccühle karşılanıyor, o zaman biz de ortanın solundayız” dedi ve bir gece yarısı kararıyla CHP’yi “hafiften” sola çekiverdi.

Bu da dede Feyzioğlu’nun tepesini attırdı.

Partiden ayrıldı, (bir grup milletvekiliyle birlikte), amblemi “koç boynuzu” olan Cumhuriyetçi Güven Partisi’ni kurdu. “Biz sosyalizme ve liberalizme karşıyız, yolumuz Mustafa Kemal’in yoludur” diyordu ve “çağdaş bir yaşam” vaat ediyordu.

Cumhuriyetçi Güven Partisi, yola 47 milletvekiliyle koyulmuştu.

İlk seçimde bu rakam 15’e düştü.

Bir sonraki seçimde 13’e...

Sonra 3’e...

Derken 1’e...

İlk sınavında hatırı sayılır oranda bir oy almıştı ama “tutunamadı”; daha doğrusu “fizik yasalarının” önüne geçemedi ve buharlaşarak yok oldu. Dolayısıyla, CGP, buharlaşarak yok olan ilk ve tek Kemalist partidir.

Dede Feyzioğlu’nun bir özelliği daha vardı.

Sandıktan hoşlanmıyordu.

Sandık, çünkü, “Kemalizm’in yenilgisi” anlamına geliyordu.

Sandıkta mağlup oldukça, devlet kapıları da otomatikman aralanıyordu.

Sandığın galipleri (yani Menderes ve arkadaşları)27 Mayıs darbesiyle alaşağı edilince, Feyzioğlu’a bakanlık düştü... Önce “Kurucu Meclis” üyesi oldu, yani bu göreve “atandı”,  sonra Milli Eğitim Bakanı oldu, İsmet Paşa’nın koalisyon hükümetinde de Devlet Bakanlığı’yla taltif edildi...

MC döneminde (yine hiçbir sandık başarısı gösteremediği halde), Başbakan Yardımcılığı’na getirildi.

12 Mart’ın darbe hükümetine giremedi ama partisinden 6 milletvekilini bakan olarak gönderdi.

Kenan Evren’in kurduğu darbe hükümetinde de “Başbakan” olacaktı. Direkten döndü.

Daha doğrusu generaller, “Bütün liderler gözaltında. Küçük bir partinin genel başkanını Başbakan yaparsak tepki toplarız” deyince, Kenan Evren tasarrufundan vazgeçti.

Hülasa, dede Feyzioğlu sandık sevmiyordu... Sandıktan uzaklaştıkça tekamül ediyordu.

Prof. Metin Feyzioğlu da dedesinin izinde.

O da sandık sevmiyor.

Sandıktan çıkanlara da iyi gözle bakmıyor.

Nitekim, Adli Yılın Açılış Töreni’nde bir konuşma yaptı ve sandık demokrasisine karşı “çoğulculuk” önerdi. “Biç çoğunlukçuluk değil, çoğulculuk istiyoruz” dedi

Peki, kendisi çoğulculuk ilkesine göre mi Baro Başkanı olmuş?

Hayır...

Sandıktan çıkmış ve Baro’yu “çoğunlukçu” bir mantıkla yönetiyor.

Demek istediği şu Feyzioğlu’nun: “Biz seçilirsek sandık iyi... Başkaları seçilirse kötü... Madem hep Erdoğan seçilecek, o halde sandık kötü...”

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 5 yorum mevcut

    • habib 6 ay önce yorumlandı

      süper olmuş

    • akif kutlu 1 yıl önce yorumlandı

      ikinci bi ahmet necdet sezeri bu millet çekemez artik.o ergenekona avukatlik yapmaya devam ede dursun.

    • HELAL SANA METİN FEYZİOĞLU. BABANLA DEDENLE ÖVÜN. ÇOK İYİ BİR 1 yıl önce yorumlandı

      i̇nsandi o. eski̇ chp li̇ i̇di̇ ama demokrat lai̇k bi̇r li̇derdi̇.

    • oğuz han 1 yıl önce yorumlandı

      hadi herkesin dedesini araştıralım o zaman mesala haberin sahibiyle başlayalım sizin dede kurtuluş savaşında hangi saftaydı acaba?ya bırakın bu dedeleri konuşmayı artik çünkü siz burdan hep zararli çikiyorsunuz kimi̇ yunan çikiyor ki̇mi̇ ermeni günümüze gel artik editör bugünü elimizden alanlari anları, soyanlari, torpilleri,harama batmışları anlat.bırak sen onun bunun dedesini ebesini.sen kendine bak.kalemini kaça satanlara bak.kendine kaç kuruş değer biçtiklerine bak.

    • engin can 1 yıl önce yorumlandı

      zorunuza gitmesin.ona kaldıysa bülent arınçında dedesinin ne halt oldugunu yazın.vatan haini oldugunu söyleyin. siz korkmaya devam edin.kemalistler bu ülkenin kurucusudur.

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Dershanelerin dönüştürülme kararını olumlu buluyor musunuz?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    E-GAZETE

    ZİYARETÇİ DEFTERİ

    Siz de yazmak istemez misiniz?